16 02 2014

IKINA SIKILA

    

 

      

Minik bir kuzucuğu kıpkırmızı bir suratla acı içerisinde ıkınırken görmek bir annenin karşılaşabileceği belki de en yürek parçalayıcı anlardan birisidir. Çaresizliktir karşılıklı yaşanan ve o an elden gelen çok da bir şey yoktur. O yüzdendir ki kabızlığa karşı baştan önlem almak minik bağırsakların inadıyla savaşmak her annenin dileğidir.

Her gün çılgınca muz tüketmesine rağmen çok şükür ki oğluşumla pek yaşamadığımız bir tecrübedir kabızlık. Fakat mevsim- sezon- ay fark etmeksizin polikliniğime her gün hiç gelmezse 4-5 tane kabızlık sorunlu çocuğun başvurması bu konunun ne kadar da konuşulması gereken bir konu olduğu noktasına getirdi beni. Yenidoğan döneminden 18 yaşına kadar herkesin yaşayabileceği bir sorun olan  kabızlık dışkılama güçlüğü, haftada 3 kereden az ve sert kıvamlı dışkılama olarak tanımlanabilir. Yenidoğan bebişiniz eğer ilk 48 saati içerisinde mekonyum denen o macun kıvamında siyah kakasını yaptıysa biz çocuk hekimleri için en zor sınavı geçmiş demektir. Ondan sonraki 1 ay boyunca günde 8-10 kez kaka yapmak da  altın sarısı ve yumuşak olmak kaydıyla haftada bir kaka yapmak da serbesttir ona. Çünkü minik bağırsaklar dış dünyaya uyum sağlamak en çok zorlanan organlardan birisidir. 1 ayın sonunda da bitmez aslında çile ve infantil kolik dediğimiz gaz sancısı olarak bilinen kabus başlar. İşte o zaman ıkına sıkıla bol gazla birlikte fışkırarak çıkan ve bebişinizin kabus saatlerini sona erdirip sonsuz bir huzur sağlayan dışkılamalar başlar. Aslında bu çoğu bebeğin yaşadığı normal bir süreçtir ve kabızlık demek biraz haksızlık olur. 1-4 ay arasında görülen bu anlarla baş etmek için infantil kolikle savaşmayı bilmek yeterli olacaktır ki o başlı başına ayrı bir yazı konusudur. Genellikle ilk 6 ay sadece anne sütü alan bebeklerde kabızlık 6.aydan sonra ek gıdaya geçişle başlar. Ama tabi ki formula desteği alan bebekler için bu sorun çok daha erken ortaya çıkabilir. Formula vazgeçilmezse yapılacak şey saf zeytinyağını ilaç gibi günde bir çay kaşığı vererek dışkılamayı kolaylaştırmaya çalışmaktır. Bu en genel geçer çözümdür ama eğer işe yarmazsa 4. aydan sonra günlük 20-30cc kayısı veya erik suyu hatta en güveniliri bunları haşlayıp daha steril olmasını sağladıktan sonra suyunu vermek denenebilir. Eğer kaka sıklığı 4 günü buluyorsa gliserinli fitillerle tıkaç oluşturan dışkı yaptırılmalıdır. Ama işte bu nokta olayı daha da karmaşık hale getirebilir çünkü fitiller ve lavmanlar dikkatli olunmadığı takdirde minik popişte fissur dediğimiz çatlaklara yol açabilir ve işler iyice karışabilir. Zaten katı dışkılama başlı başına bir çatlak sebebidir. Çatlak oluşan popo her dışkılamayla daha çok ağrır ve yaşı kaç olursa olsun çocuğunuzda dışkılamayı reddetme ortaya çıkar. Dışkılamayı reddetme dışkıyı bağırsakta durdukça suyunun daha da emilmesine ve çok daha sert bir kıvam almasına yol açar. Hatta daha büyük çocuklarda zamanla tıkaç oluşturan dışkı kaslara baskı yapar ve kabız olmasına rağmen çocuğunuz kaka kaçırmaya başlar ya da tıkaç oluşturan dışkının yanlarından çamaşırını kirleten bir sıvı çıkmaya başlar.O yüzdendir ki aslında ilk hedefimiz çatlaklarla savaşmaktır. Eğer bebişiniz uzun süre oturamayacak kadar küçükse sıcağa yakın parmağınızın dayanacağı sıcaklıkta temiz bir suyla temiz bir tülbent parçasını ıslatmak ve soğuyana kadar popişin üzerine koymaktır. Bu kasların gevşemesini sağlayacak ve işleri kolaylaştıracaktır. Günde 2-3 kere tekrarlanabilir. Eğer daha büyük oyun çağında bir çocuğunuz varsa aynı sıcaklıkta suyla dolu bir küvette her gün 15-20dakika oturtmak hem aynı amaca hizmet edecek hem de akşamları suyla oynamak onu bir meditasyon gibi sakinleştirecektir. Bir diğer çözüm ise hekiminizin önerdiği çatlak için bazı krem ve pomadları kullanarak ağrıyı azaltıp iyileşmeyi hızlandırmak olmalıdır. Anal fissürle savaştıktan sonra 6ay-1 yaş arasındaki bebişiniz için yapılacak şey zeytinyağı takviyesine devam etmek ve bağırsak hareketlerinin artıracak besinlerle beslemektir. Özellikle 6-9 ay arası hemen hemen bütün bebeklerin bağırsakları yeni yeni gıdalarla bir afallama dönemi yaşar. Buna başta övündüğüm oğluşum da dahil JBu dönemde benim de tercih ettiğim ve önereceğim yol hazırladığınız her ek gıdaya (meyve püresine bile) bir tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırmak olacaktır ki emin olun tadından çok da bir şey kaybetmiyorlar. Kabızlık sorunu olan çocuğunuz için muhallebiden kaçınmak ille de vereceğim diyorsanız şeker ilavesi yapılarak verilmesi doğru olacaktır. Sebze pürelerinde patates, havuç ve pirinçten kaçınmak; meyve pürelerinde ise elma, muz ve şeftaliden kaçınmak gerekmektedir. Kurubaklagiller yüksek lif miktarlarıyla, ev yapımı yoğurt ise içerdiği doğal probiyotiklerle kabızlığın baş düşmanlarıdır. 1 yaşından büyük ve bizler gibi beslenmeye başlayan bir çocuğunuz için ise başta katkı maddesi içeren tüm gıdalardan ve hamur işlerinden kaçınması, ekmek seçiminin tam tahıllı olanlardan yana yapılması, meyveleri kabuklarıyla tüketilmesi, bol ev yapımı yoğurt ve ayran tüketilmesi, pirinç yerine bulgur tercih edilmesi sanırım herkesce bilinen beslenme kurallarıdır. Bütün bunları işe yaramadığı durumlarda bir hekime başvurup önce lavmanla güzel bir bağırsak temizliğinden sonra önereceği ilaçları kullanmak doğru olacaktır. Bu ilaçlar genelde bağırsak tembelliği yaptığı düşünülen bağırsak hareketlerini düzenleyici ilaçlar değil şeker ya da gliserin içeren dışkıyı yumuşatan ilaçlardır. Kullanmaktan kaçınmamak ve önerildiği gibi düzenli dışkılama alışkanlığı oturana kadar en az 1 ay devam edip yavaşça azaltarak kesilmesi gerekmektedir. Tuvalet eğitimi tamamlanmış bir çocuğun her akşam en az 10dakika kaka yapana kadar tuvalette oturması bu alışkanlığı kazanmasına büyük katkıda bulunacaktır. Unutulmaması gereken önemli bir nokta da tuvalet eğitimi sırasında hazır olmadığı halde çok zorlanan çocuğun kakasını tuvalete yapmaktan çekinmesi sonrası oluşan kabızlık sorunudur. Bunun farkına varmak çok önemlidir ve derhal eğitime ara vermek gerekmektedir. Böylelikle sorun kendiliğinden çözülür çocuk hazır olduğunda tuvalet eğitimi devam eder. Baş edemediğiniz veya eşlik ettiğini düşündüğünüz başka bir sorunun varlığında mutlaka hekiminize başvurmayı unutmayınız ki altta yatan başka bir hastalık atlanmasın!

Ikınmasız sıkılmasız rahat günler geceler dileğiyle…. 

0
0
0
Yorum Yaz